| Ben insanım ve çevremde olan tüm gelişmelere karşı duyarlıyım.İşte bu felsefenin temelini oluşturduğu hareketimizin yalnızca hedeflerini değil, onu meydana getiren gerekçeleri de iyice belirtmeye, gözler önüne sermeye karar verdik.Burada hayatları boyunca sadece eleştiri yaparak hiç bir şeyi beğenmeyen, farklı görüşlere saygı göstermeyen,her şeyi bidiğini zannederek bilgisi olmadan fikir sahibi olan ve her zaman bireysel mazeretlerin arkasına saklanmış ve aslında hiçbir konuda duruşları olmayanlara değil, kalben sorumluluklarının farkında olan ve daha geniş açılımlar arayan kesimlere hitap ediyoruz.Bir hareket felsefe ve misyonunu ancak azim,adalet ve hak dugusuna haiz cesur insanların birliktelikleriyle koruyabilir.Değişik görüşlerden olan Kıbrıslı’lardan oluşan Aydınlık Yarınlar Hareketi sizlere ulaşmak ve kendisini tanımlamak için aşağıdaki manifestoyu hazırlar .
1-Toplumsal Değişim ve Gelişim Birçok insanın gönlünde mevcut hayat şartlarının değişmesini isteyen büyük bir arzu yatmakadır.Bu onların yalnızca daha iyisine layık olduklarına olan inançlarındandır .Bazı insanlar da cesaretsizlik, ümitsizlik ve bunların neticesinde kayıtsızlıkla yaşamına devam eder.Yine toplumsal duyarlılık içerisinde, özellikle umutsuz veya daha çok tutarlılık arzulayan prensip sahibi ayni zamanda mevcuda güvenmeyen kimseler seçimleri boykot eder ve oyunu kullanmaz.Bu bir sessiz çıglıktır ve her ne kadar büyük anlamlar taşısa da ne istenilen hedefe ulaştırır ne de üzerimizdeki sorumluluğu kaldırılır.Toplumsal mücadele sadece seçimlerle sınırlı kalmamalıdır. Görülen odur ki halk her seçimde farklı partileri ve koalisyonları seçip iktidara taşısa da ideale ulaşamadığı da bir hakikattir.İşte Aydınlık Yarınlar Hareketi’nin ilk hedefi boykotu seçen hoşnutsuzlar ve insiyatif alınması gerektiğine inananları bir araya getirmektir.Yukarıda vermiş oluğumuz örneklerin yanında, bir de şahsi hareketten yana olan tamamen bireyselci, sadece kendi menfaatini düşünen bireyler de vardır.Bireysel ve fırsatçı hareket eden, bu amaçla plan ve seçimler yapan bireyler topluluğunun oluşturmuş olduğu bütünsellik, bocalayan insanlığa yol gösteren bir kutup yıldızı gibi doğru yöne götüremez.Toplumsal zihniyet ve duyarlılık acınacak haldedir. Aldatmak, dolandırmak, hak edilmeyen seviyelere gelmek, menfaatler sağlamak açıkgözlük ve akıllılık sayılıyor. Doğruluk, çalışkanlık, sadakat, adaletli davranmak ve eşitliği korumak zayıflık ve budalalık olarak görülüyor.Bireysel yaklaşımlar neredeyse hiçbir konuda görüş birliğine varamayacağımız, sürekli saldırgan ve karşıt görüşleri karalayan ve lanetleyen bir kapris yaratmıştır. Yaşanan olumsuzluklar karşısında toplumun çekirdeğini oluşturan birey olarak hemen şahsi sorumluluğumuzu bir tarafa bırakarak yargılamaya ve şikayet etmeye başlıyoruz.Hemde hiçbir insiyatif üstlenmeden. Tıpkı evinin bahçesindeki çimleri sulamak için her gün tonlarca su harcayan ve susuzluktan şikayet eden birisi gibi.Ya da kendisine haksız menfaat talep ederek almış veya alamamış olup sonra bir türlü adalet ortamının oluşmadığından yakınanlar gibi.Bir fidan ekmeden, ağaçsız kalan yurduna ağıtlar yakan ve bu gibi örneklerin sizlerin de aklında kat kat çoğaltılabileceği tespitlerin görüldüğü toplumlar hiçleşmeye yüz tutmuş toplumlardır.“Bütün insanlar mutluluk için çaba göstermelidir.Mutluluğu elde etmek veya edememek ruhların durumuna bağlıdır.Sadece iyi ruh mutluluğa erişir.İyi olmayan insanlar iyi görünen aslında olmayan nesnelere bürünmüş insanlardır.’’Aydınlık Yarınlar Hareketi her yurttaşın toplumsal sorumluluğunu hatırlatır ve çağrı yapar. 2- Hak ve Adalet Hak, Adalet ve Şeffaflık hep lafta kaldı.Birey mağduriyetinin karşısında muhatap bulamadı.Eşdeğer sorunu gibi işe alımlar ,teşvikler, verilen kredilerin geri dönüşümü ve topluma sağladığı katkıları ve bir çok uygulama ne şeffaflık ilkesine dayandırıldı ne de toplumsal duyarlılık çerçevesinde sorgulandı.Yalnızca mevcut yasalar güncelleşmedi diye 2 sene Bakanlık yaptıktan sonra 30 yıl Bakanlık yapmış gibi ikramiye ve maaş almak hak mıdır?Her iktidar döneminde tüm üst kademenin yeniden oluşturularak birkaç büyük ülke yönetecek kadar yöneticinin oluşturulması ve her defasında sil baştan aynı işlemin devam etmesi doğru mudur?Alınan kararlardan ve harcanan paralardan toplum ne kadar haberdardır!Kaç kişi ödediği verginin kendisine hizmet olarak geri döneceğine inanmaktadır?Gözler önünde olan ve aldıkları paralarla yaşadığı yaşam standartları uyuşmayan acaba kaç kişi var?Hani nereden buldun yasası ve bütün haksızlıkların temelindeki etken ve aktörlerden sorulan hesaplar?Farklı iktidarlar döneminde kendinden olmayanlara karşı uygulanan izolasyonlar ve yaygın umutsuzluk, yılgınlık ve hiçbirşeyin değişmeyeceğine karşı olan genel kanaat!İşte Aydınlık Yarınlar Hareketi toplumsal şeffaflaşma yolunda bir sivil toplum örgütü olarak eşitlik ve adalet ortamına vurgu yaparak gereken hassasiyetin gösterilmesi yönünde çalışır.Aydınlık Yarınlar Hareketi her Kıbrıslı’nın sorunlarını küçük büyük farkı göz etmeden manşetlere çekecektir.Sorunları dile getirerek doğal olarak kontrolü ve hesap vermeyi gündeminde tutacaktır. 3- Uzlaşma ve Barış Bugüne kadarki bilinen tarih birçok toplumların ya da sınıfların veya karşıtlık içinde bulunanların savaşı ya da mücadelesini anlatır.Aynı zamanda tarih uzlaşmazlıkların neticesi olarak heba edilen hayatlar ve yıllar karşılıklı çöküş ve isyanlarla doludur.Aydınlık Yarınlar Hareketi toplumsal uzlaşma ve barışın daha da ileri seviyelere taşınması için ve bireysel veya siyasal menfaatlerin toplum menfaatlerinin önüne geçmemesi gerektiğini anımsatır.Yaşamın temelinin hak ve adalet olduğu gerçeğini ön planda tutar.Artık tüm dünyanın inkar edemeyeceği boyutta barış yanlısı olan yuttaşların bundan sonra da tüm dünyada akla gelen önemli meziyetlerinin arasında anımsanacak barışcı bir halk olarak pozisyonunun muhafaza edilmesinin önemine değinir.Aydınlık Yarınlar Hareketi Kıbrıs’ta çözümü ve Avrupa Birliği hedefini açık yüreklilikle destekler. Olası bir çözümde Kıbrısın tüm insanlarının hakkına saygılı olur ve adaletin ve huzurun garanti edilmesini ister.Herhangi bir çözümü yaşatacak ya da ortadan kaldıracak olanın toplumsal bilinç ve duyarlılıkların olacağını savunur.Kişi hak ve özgürlüklerinin korunmasının ve savunulmasının ancak empatilerle karşılıklı menfaatlerin de göz önünde bulundurulduğu bir ortamda başarılı olabileceğini savunur.Aydınlık Yarınlar Hareketi siyah ve beyazı birbirinin zıttı değil yalnızca diğer renkler gibi iki farklı renk olarak kabul eder ve bireysel ve kitlesel farklılıkların da zıtlıklar yerine zenginlikler olarak görülmesini savunur. 4-Aydınlanma Aydınlık Yarınlar Hareketi Toplumsal gelişimin sağlanabilmesinde önemli gördüğü özellikle bireyin eğitimindeki aile ve okul faktörüne, çevre bilincinin oluşumuna kültürel ve tarihi mirasın önemine, kültür ve sanatın gelişimine, sporun çesitlendirilip profesyoneleştirilmesi gerekliliğine ve sağlam kişiliklerin oluşturduğu toplumların başarıya giden yolda muvaffak olabileceğini savunur ve çalışmalar yapar. Sonuç olarak bizlere düşen, bundan sonraki süreci ve sonuçlarına bugünden bakabilmenin de avantajı ile incelemek ve olumlu ve olumsuz gerekli dersleri çıkararak bir senteze varmak ve bu doğrultuda üzerimizdeki sorumluluğu inkar etmeden farkında olmaktır.
[Detay] |